Büyüt
Ruhul Furkan Tefsiri 3. Cilt Orta Boy - Ciltli
Üretici: Ahıska Yayınevi
Ruhu'l-Furkan Tefsiri'nin Bakara ve Ali İmran surelerini kapsayan, orta boy ciltli 3. cildi.
| ISBN: | 9786255945037 |
|---|---|
| Cilt Tipi: | Ciltli |
| Kağıt Cinsi: | Kitap Kağıdı |
| Ebat: | 17 X 24 Cm |
| Dil: | Türkçe - Arapça |
| Kategoriler: |
900,00 TL
900,00 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
1 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ruhul Furkan Tefsiri 3. Cilt Orta Boy - Ciltli
Ruhul Furkan 3. Cilt - Bakara Suresi (253-286) Âli İmran Sûresi (1-191) RUHU’L- FURKAN HAKKINDA GENEL MALUMAT Alllame, fâdıl, muhakkik, hicri 15.Asrın müceddidi, Şeyhü’l İslam İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerifi emekli İmam Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi’nin riyasetinde kaleme alınmış, takriben 57 cilt olması beklenen mükemmel bir tefsirdir. Bu şaheser tefsirin hazırlanmasında Arapça, Farsça ve Türkçe birçok kitaptan istifade edilmiş olup, her sınıf insanın anlayabileceği sade bir dil ile yazılmıştır. Âyet-i Celileler, en ince ayrıntıları ile izah edilirken ihtiyaç duyulan kelam, fıkıh, tasavvuf ve genel kültüre dayalı malumat da verilmiştir. RUHU’L- FURKAN TEFSİRİNİN YAZILMA SEBEBİ Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddise Sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar: “Kur’an-ı Azîmü’ş-şan’ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. Nice büyük âlimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. Ancak; hicri 1402 Şaban Ayı’nın Berat Gecesinde, Ravza-i Mutahhara’da yani Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem)’in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. Ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık. TAKİP EDİLEN USUL MUKADDİME: Bu tefsirin mukaddimesinde(giriş kısmında) evvela Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın fezâili (faziletleri) hakkındaki bazı âyet-i kerimeler mealleri ile beraber yazılmıştır. Sonra, Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin baş tarafına yazmış olduğu Kur’an-ı Kerim ile alakalı bütün hadis-i şerifler ve tefsir heyetinin bulduğu bazı hadis-i şerifler tercüme edilerek, kaynaklarıyla beraber zikredilmiştir. Müteakiben yine Kur’an-ı Kerim hakkında Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretlerinin kendi Kur’an-ı Kerim’inin evveline yazdığı, ayrıca tefsir heyetinin de bulduğu büyüklerin sözlerinden bazıları ilave edilmiştir. Bundan sonra Kur’an-ı Kerim’i gafil olarak okumanın zemmi (kötülenmesi) hakkındaki bazı hadis-i şerifler ve büyüklerin sözleri nakledilmiştir. Mukaddimenin sonunda da Kur’an-ı Kerim’i kendi görüşü ile tefsir etme hakkında varit olan (gelen) tehdit mahiyetindeki hadis-i şerifler zikredilmiştir. ÂYETLERİN TEFSİRİNDE TAKİP EDİLEN USUL 1-KELİME MANASI: Her âyetin tefsirinde takip edilen bu usul, Kur’an-ı Kerim’i kolayca anlayabilmek için çok büyük ehemmiyet taşımaktadır. Zira topluca mana verildiğinde, Kuran’ı iyice anlamayı ve tefsir etmeyi isteyen kardeşlerimiz hangi mananın hangi kelimeden alındığını anlayamamaktadırlar. Bu tefsirde ise herkesin Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime anlayabilmesi çok istenildiğinden bu usule riayet edilmeye çalışılmıştır. Bu arada kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayan mahzuf ibareler zikredilmiştir ki, dikkatli düşünüldüğü takdirde, sadece kelime manasından bile, âyet-i celilelerin manaları anlaşılabilecek bir hale gelmiş olsun. Ayrıca sarf ve nahiv ilimlerini okumuş kardeşlerimizin, fail, meful, hal gibi kelimelerin cümle içindeki durumlarını ayırt edebilmeleri için yardımcı edatlar kullanılmıştır. Ancak, terkib-i izafiler gibi birbirinden ayırt edilmesi uygun olmayan yerlerde kelime manası verilemediğinden, terkip (toplu) manası verilmiştir. 2-MEÂL-İ ŞERİF : Kelime manasından herkes istifade edemediğinden ve âyetin toplu manası anlaşılamayacağından, her âyetin meâl-i şerifi (şerefli manası) kelime manasından sonra yazılmış ve bu meâl verilirken âyetin zahirinde (dış görünüşünde) bulunmayan kelime ve terkiplerin manaları katılmamaya dikkat edilmiştir. Ancak, âyet-i celilenin manası tam anlaşılabilmesi için, bir takım mahzuf (gizlenmiş) manaların ve bazı izahların zikredilmesine ziyade ihtiyaç duyulduğundan onlar parantez içinde ayrı bir yazı şekliyle açıklanmıştır. Böylece, meâl-i şerif tefsirli (açıklamalı) bir meâl haline gelmiştir. 3-İZAHAT: Sadece meâl-i şerifle de iktifa edilmeyip her âyet, muteber tefsirlerde bulunan izahlardan istifade edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Şöyle ki: Tefsirlerde sebebi nüzulü beyan edilmiş olan âyetlerin iniş sebepleri zikredilmiştir. Ahkâm âyetlerinden (şeri hükümleri beyan eden âyetlerden) çıkarılmış olan bir takım fetvalar da yer geldiğinde açıklanmıştır. Âyet-i Celilelerle alâkalı hadis-i şeriflerin kaynakları ilmî usulle kaydedilerek yazılmaya gayret edilmiştir; Evvela hadis metninin alındığı kitap zikredilmiştir, diğerleri ulema arasında bilinen sıralamaya göre yazılmıştır. Bazı âyet-i celilelerde bulunan yer ve şahıs isimlerinin ıstılahları da tefsirde derç edilmiştir. Açıklanması gereken zor kelimelerin mehazları müfret ve cemileri zaman zaman tefsirde yazılmıştır. Âyet-i celilelerin anlaşılmasını kolaylaştıracak olan veya onlarla alâkası bulunan kıssalar da muteber tefsirlerden alınarak açıklanmıştır. Zikirle alâkalı âyetlerde güvenilen tefsirlerden ve kitaplardan alınan tasavvufî manaların da katılmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca, her âyetin izahının sonunda o âyetin tamamı veya bir kısmıyla alâkalı diğer âyetler bulunup meâlleriyle yazılmaya gayret gösterilmiştir; vaaz ve nasihat etmek isteyenler için diğer âyetleri de önden hazır bulundursunlar. Bu hususta en büyük rehber Ali Haydar Efendi’nin (kuddise sirruhu) Mahmud Efendi’ye verilen Kur’an-ı Kerimi’nin ayet ve sayfa numaraları, hatlar ve izahlar olmuştur. Şu da bilinmelidir ki: Milletimizin geçmiş büyüklerinin kıymetli lisanlarını terk etmeye başladığı şu günlerde Osmanlıcanın unutulmaması için Osmanlıca kelimelerin asılları yazılmış, kelimelerin karşılıkları parantez içinde zikredilmiştir. Bu büyük gaye hedeflendiğinden dolayı tefsirin uzamasından, akıcılığın bozulmasından ve gelecek olan itirazlardan çekinilmemiştir.
İlginizi Çekebilir
Ahıska Yayınevi
1.380,00 TL
1.380,00 TL
Ahıska Yayınevi
746,00 TL
746,00 TL
Ahıska Yayınevi
900,00 TL
900,00 TL
Ahıska Yayınevi
810,00 TL
810,00 TL
Ravza Yayınları
200,00 TL
200,00 TL
Ahıska Yayınevi
1.380,00 TL
1.380,00 TL
İlkharf Yayınları
230,00 TL
230,00 TL
Ravza Yayınları
180,00 TL
180,00 TL
Ahıska Yayınevi
18.190,00 TL
18.190,00 TL
Ahıska Yayınevi
900,00 TL
900,00 TL
Timaş İnanç
250,00 TL
250,00 TL
Ravza Yayınları
900,00 TL
900,00 TL
Ravza Yayınları
350,00 TL
350,00 TL
Kitap Kalbi Yayıncılık
250,00 TL
250,00 TL
Ahıska Yayınevi
1.730,00 TL
1.730,00 TL
Yasin Yayınevi
1.100,00 TL
1.100,00 TL
Ahıska Yayınevi
1.730,00 TL
1.730,00 TL
Ravza Yayınları
300,00 TL
300,00 TL
Ahıska Yayınevi
1.380,00 TL
1.380,00 TL
Ahıska Yayınevi
1.380,00 TL
1.380,00 TL
Ravza Yayınları
380,00 TL
380,00 TL
Yasin Yayınevi
700,00 TL
700,00 TL
Kitap Kalbi Yayıncılık
225,00 TL
225,00 TL
Siraç Yayınevi
462,00 TL
462,00 TL
Ahıska Yayınevi
1.380,00 TL
1.380,00 TL
Yasin Yayınevi
500,00 TL
500,00 TL
Ravza Yayınları
8.000,00 TL
8.000,00 TL
Ravza Yayınları
400,00 TL
400,00 TL
Yasin Yayınevi
1.100,00 TL
1.100,00 TL
Yasin Yayınevi
225,00 TL
225,00 TL
Ahıska Yayınevi
1.380,00 TL
1.380,00 TL
Ravza Yayınları
300,00 TL
300,00 TL
Ahıska Yayınevi
30,00 TL
30,00 TL
Yasin Yayınevi
1.100,00 TL
1.100,00 TL
Yasin Yayınevi
400,00 TL
400,00 TL
Ahıska Yayınevi
900,00 TL
900,00 TL
Çelik Yayınevi
24,00 TL
24,00 TL
Ahıska Yayınevi
740,00 TL
740,00 TL
Timaş İnanç
350,00 TL
350,00 TL
İsmailağa Yayınevi
180,00 TL
180,00 TL