İhvan Kitap

Patrik, ‘Ekümenik’lik İçin ‘Sosyal Pazarlama’ Yapıyor

Patrik, ‘Ekümenik’lik İçin ‘Sosyal Pazarlama’ Yapıyor

Ârifân Araştırma

Almanak 2007-2008, Kasım 2007 sayısından.

Lozan anlaşmasına göre sadece Türkiye’deki Ortodoks azınlığın dini lideri olarak kabul edilen Fener Rum Patriği Bartholomeos, son yıllarda kendisini, dünyadaki 320 milyon Ortodoks Hıristiyan’ın dini lideri anlamına gelen, ‘Ekümenik’ olarak tanımlamaya başladı. Lozan gereği Türkiye tepki gösterse de buna aldırmayan patrik, artık sadece ‘Ekümeniğim’ demiyor, ‘Ekümenik’ gibi davranıyor. Patrik Bartholomeos, kendince oluşturduğu yeni imajını oturtmak için, ‘Sosyal Pazarlama’ yapıyor.

Türkiye, Lozan anlaşması gereğince Fener Rum Patriği Bartholomeos’u sadece Türkiye’deki Ortodoks azınlığın dini lideri olarak kabul ediyor. Ancak Patrik Bartholomeos, son yıllarda yaptığı dini ve siyasi atraksiyonlarla kendini dünyadaki 320 milyon Ortodoks Hıristiyan’ın dini lideri anlamına gelen, ‘Ekümenik’ olarak tanımlamaya başladı. EKÜMENİK kelimesinin anlamı sözlüklerde “evrensel” olarak geçiyor. Patriğe, ‘Ekümenik’ sıfatının tanınmasının Fener Rum Patrikhanesi’ne “Ekümenik” (Cihan Patrikliği) yeni Vatikan statüsü kazandıracak olması Türkiye’nin tepkisine neden oluyor. Türkiye’nin Lozan anlaşmasına dayanan haklı tepkisine rağmen Yunanistan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Yorgo Kumuçakos; Vatikan, uluslararası örgütler ve ABD’nin Fener Rum Patriği’nin ekümenik sıfatı üzerinde uzlaştığını açıkladı. Stratejik Müttefikimiz! diye görülen ABD’nin İstanbul’daki etkinliklerine Patriği ‘Ekümenik’ sıfatı ile davet etmesi durumunu ciddiyetini göstermesi bakımından önemli. Ancak bundan daha da önemlisi, Patrik Bartholomeos’un ‘Ekümenik’ iddiasının ikinci aşamasına geçmiş olması. Bazı duyarlı basın ve kamu yöneticileri hâlâ patriğin, ‘Ekümenik’ olup olmadığını tartışa dururken Bartholomeos, kendince ilan ettiği ‘Ekümenik’ olmanın gereğini yapıyor.

‘Sosyal Pazarlamacı’ Patrik

Bartholomeos, kendince ilan ettiği ve başta ABD ile Vatikan olmak üzere ilgili yerlerde mutabakat sağladığı yeni imajını oturtmak için, ‘Sosyal pazarlama’ yapıyor. 1970’li yıllarda Philip Kotler ve Gerald Zaltman tarafından geliştirilen, ‘Sosyal Pazarlama’ kavramı, özellikle iş dünyası tarafından sıkça kullanılmaktadır. İçerik ne olursa olsun, hedef kitleyle olan iletişimi sağlama süreci olarak da tanımlanan ‘Sosyal Pazarlama’, geleneksel ve müşteri odaklı pazarlamanın kapsamına (… ürün, fiyat, yer, ve promosyon gibi en temel kriterlere) ek olarak...

1- Toplumsal paydalara hitap etme,

2- Toplum içi ortaklıkları geliştirme,

3- Verilecek değişim/gelişim hizmetinin konusuyla ilgili politikaları oluşturmaya ve yaygınlaştırmaya destek olma stratejilerini,

4- Ve söz konusu projeye ek fon kaynaklarının sağlanması için

gerekli faaliyetlerin üretilmesini dahi içeren bir süreçtir. Bu kavramsal çerçeveyi dikkate alarak aşağıdaki örnekte nasıl bir pazarlama yapıldığını ele alalım.

Manşetlerden Pazarlama

Yakın bir geçmişe kadar Patrikhane ile ilgili haberler genellikle negatifti. Ancak 9 Eylül 2007 tarihini bu açıdan bir milad olarak kabul edebiliriz. Çünkü aynı günde Türkiye’nin yüksek tirajlı iki gazetesi olan Milliyet ve Hürriyet’te Patrik Bartholomeos manşetten, hem de olumlu bir eylemci olarak sunuluyordu. Milliyet’in, “Buzullarda Çevre Duası” manşetiyle verdiği habere göre Patrik Bartholomeos’un başkanlığını yaptığı “Din, Bilim ve Çevre Kuruluşu” öncülüğünde 200 din adamı küresel ısınmanın oluşturduğu tahribata insanlığın dikkatini çekmek için Grönland’da buluşmuş. Merkezi Atina’da bulunan “Din, Bilim ve Çevre Kuruluşu” 7 yıldan beribenzer toplantıları düzenliyormuş. Sempozyumun açılışı, bir gemide, din adamlarının sessiz duasıyla yapılmış, ardından sempozyuma geçilmiş. Gelecek yıl toplantının Mısır’da yapılacağını ifade eden Bartholomeos, doğuştan çevreci olduğunu belirterek şöyle devam ediyor; “Bu yedinci sempozyum. Kutuplara gelmemizin amacı da dünyanın dikkatini eriyen buzullara çekmek. Geçen sene de Amazon’daydık. Aslında önlenebilecek olan felakete çok yakınız... Din adamları, bilim adamları ve siz gazeteciler toplandık…” Mesajın hedef kitleye ulaştırılması için bazı gazetecilerin katılımı da ihmal edilmemiş.

İnsanlığın gelecekteki en büyük korkusu olan küresel ısınmaya yönelik yapılan bir eyleme karşı çıkmak mümkün mü? Elbette değil… İşte patriğin yapmak istediği de bu! Gerçek niyeti ortak endişe kaynağı bir konuyla kamufle etmek ve zihinlerde olumlu bir imaj oluşturmak…

Bartholomeos’un Liderliğine Vurgu

Hürriyet gazetesi, aynı haberi, “Kutupta küresel ısınma duası” manşetiyle verdi. Her iki gazetede haberin Pazar günü verilmesi de dikkat çekici. Çünkü Türkiye’de gazetelerin en çok satış yaptığı gün Pazar olarak biliniyor. Böyle bir günde manşetlerden verilen olumlu bir haberin nasıl bir zihinsel zemin oluşturacağı tahmin edilebilir. Öte yandan resimler de fark edileceği üzere etkinliğe sadece Ortodokslar değil; Müslüman, Musevi ve Budist temsilciler de katılmış. Hürriyet’in patlak içinde verdiği, “Patrik Bartholomeos liderlik yaptı” vurgusu özellikle dikkate değer bir durum. Patrik aynı liderliği önümüzdeki yıllarda İstanbul’da yapmaya kalkışırsa işin nerelere varacağını bilmek için müneccim olmaya gerek yok sanırız.